0 (530) 500-4281

Eğlenceli Yaz Kursları: İzmir’de Çocuklar için Yaratıcılık ve Hayal Gücü Geliştirme


Öncelikle yaz okulu denilince akla ilk gelen şey; çalışan ailelerin cocuklarının barındığı, vakit geçirdiği, yaz bitip okullar açılana kadar zaman öldürdükleri bir yer olarak görülüyor. Ancak bize göre yaz dönemi çocukların arkadaşlarıyla bir araya gelerek sosyal etkileşim içinde olduğu ve birlikte oyunlar oynayarak hem eğlenip hem de yeni deneyimler yaşadığı bir zaman dilimi olmalı. Özellikle normal okul döneminde sosyal etkileşimlerle zorlanan çekingen veya içe dönük çocuklar için önemlidir. Bu tür etkinlikler çocukların empati kurma, grup çalışması yapma ve iletişim becerilerini geliştirirken, aynı zamanda yaratıcılıklarını da destekler.

Yaz okuluna katılarak, çocuklar tatil süresince akademik beceri ve bilgilerini kaybetme korkusuyla karşılaşmazlar. Bunun yerine, öğrenimlerini pekiştirirler. Ayrıca, çocuklar yaz okulu süresince yeni aktiviteler deneyerek ve farklı konuları keşfederek, başka türlü fark edemeyecekleri gizli yetenekleri ve ilgi alanlarını ortaya çıkarabilirler. Peki biz bunu nasıl yapıyoruz ?

İçsel Yaratıcılığı Teşvik Etmek

Çocuğun sadece kendi hayal gücüyle oyunlar ve oyuncaklar yaratabildiği bir farkındalık oluşturmalarını amaçlıyoruz bunu da toprak, kil, plastik malzemeler gibi çevrelerinde gördükleri sıradan nesneleri hayal güçleri sayesinde bir uçağa, arabaya, çiçeğe, bebeğe dönüştürerek kendi hayal dünyasını inşa etmeye başlamalarını sağlayarak gerçekleştiriyoruz.

Dijital Körelme: Bilgisayar Oyunlarının Çocukların Yaratıcılığı Üzerine Etkileri

Son dönemde çıkan bilgisayar oyunları bir yaratıcı tarafından tasarlanmış, onun iç dünyasını yansıtan oynayan kişilerin bu dünya çerçevesinde sıkışıp kalmalarına sebep olan ve kişiye özgü olması gereken hayal gücünü körelten çalışmalar olarak hayatımıza yansıyor. Farketmesek de zaman içinde bu dünyalara sıkışıp kalan çocuklarımızın hayal gücü, hedef belirleme yeteneği, yaratıcılığı kayboluyor. Başkalarının yönlendirmeleri olmadan hareket edemeyen robotlara dönüşüyorlar bu da domino etkisi yaratarak hayatlarına, aile yaşantılarına, iş yaşantılarına yansıyor. Bu yetenek çocukluk döneminde kazandırılmazsa; çevremizde duyarsız, hayalleri ve hedefleri olmayan, empati yapamayan bireylerin sayısı gitgide artıyor.

Resim Sanatının Gücü

Resim gibi görsel sanatlar, bireylerin düşüncelerini ve duygularını benzersiz ve belirgin bir şekilde ifade etmelerini sağlar. Görüntüler oluşturarak, çocuklar kendi içsel düşüncelerini, duygularını ve bakış açılarını keşfedebilir ve başkalarına iletebilirler. Ayrıca, resim yapma süreci, çocukların kompozisyon, renk ve şekil gibi unsurlar hakkında kararlar vermek zorunda oldukları problem çözme becerilerini teşvik eder. Bu yaratıcı eylem sadece öz farkındalığı artırmakla kalmaz, aynı zamanda eleştirel düşünme becerilerini de geliştirir. Bunu gerçekleştirmek için yaz döneminde planladığımız aktivitelerden biri de bir konu belirleyip her çocuğun o konu hakkında iç dünyasında yaşadığı duyguları resim aracılığıyla dışa aktarmasını sağlamak olacak.

Duygusal İfade ve Gelişim

Resim yapmanın çocukların duygusal gelişimlerine de katkı sağladığı bilinmektedir. Resim yaparken çocuklar duygularını ifade etme ve kontrol etme becerilerini geliştirirler. Kullanılan renkler, motifler ve figürler duyguların dışa vurumu için bir araç haline gelir. Bazı durumlarda çocuklar resim yaparak içlerinde biriktirdikleri duyguları rahatlatır ve streslerini azaltırlar. Bu süreç, çocukların kendi duygularını tanıması ve yönetmesi konusunda önemli bir adım olabilir. Sonuç olarak, resim yapmak çocukların duygusal ve zihinsel gelişimine olumlu katkılar sağlayan önemli bir aktivitedir.

Kültürel Mirasın Aktarımı

Hikaye anlatımı da kendini ifade etme ve iletişim için güçlü bir araçtır. Hikaye anlatma eylemiyle, çocuklar kendi deneyimlerini, inançlarını ve değerlerini diğerleriyle paylaşabilirler. Hikaye anlatırken, insanlar karmaşık fikirleri ve duyguları keşfedebilir ve insan deneyimiyle bağlantı kurabilirler. Ayrıca, hikaye anlatımı empati ve anlayışı geliştirerek, bireylerin dünyayı başka birisinin bakış açısından görmelerine ve yeni bakış açıları kazanmalarına yardımcı olur.

Örneğin çocuklara Atatürk’ü anlatırken yaşadığı sıkıntıları, kişilik özelliklerini, olaylar karşısında verdiği tepkileri yani Atatürk’ü yaşatmayı amaçlamamız lazım ki ; çocuk o bilinci, fikirlerin altında yatanı, vatan sevgisinin değerini, milli mücadelenin önemini kavrayabilsin. Kuru kuruya al bu kitabı oku ne düşündüysen anlat demekle olmaz. Örneğin benim öğretmenlik yaşantımda unutamadığım bir anım da Lord Kinross’un ‘’Atatürk’’ kitabını sınıf içinde tüm ögrencilerimle birlikte okuyorduk. Kitabın son bölümü olan Atatürk’ün ölümünü de okuduktan sonra kitaptan kafamı kaldırdığım anda 52 kişilik sınıfımdaki tüm öğrencilerin ağladığını gördüm. Yaşadığım duygular bana hissettirdikleri şu an bile aklımda. İşte o noktadan sonra çocuklar gerçek bir deneyim yaşamış oldular ve bunu hayatları boyunca unutmayacaklar.

Yaratıcılık ve İletişim

Çizim, hikaye anlatma ve hayal gücünü çocuklarımızın günlük hayatına dahil etmemiz gerekir. Akşam eve geldiğimizde yaşadığımız olayları iyisiyle kötüsüyle travma yaratmayacak dozda çocuklarımıza hikayeleştirerek anlatırsak hem bağlarımız kuvvetlenir hem de çocuklarımız hayatın gerçeklerinden kopmadan büyüyebilir. Yapacağınız bu küçük etkinlik onlar için nasıl büyük bir etki yaratıcak siz bile şaşıracaksınız.

Ebeveynler, yaşadıkları olayları anlatarak duygularını açığa çıkarır ve çocuklara duygularını ifade etmenin önemini öğretirler. Yaşadığınız olayları çocuklara anlatırken, nasıl çözüm bulduğunuzu ve zorlukları nasıl aştığınızı da aktarabilirsiniz. Bu da çocukların problem çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Çocuklarınızla güçlü bir bağ kurmanız, onların duygusal ve sosyal gelişimine katkıda bulunmanız ve onlara hayatla ilgili önemli dersler vermeye yardımcı olmanız ileriki yaşamlarında hep hatırlayacakları deneyimler olacak.

Sonuç olarak, resim, hikaye anlatma ve hayal gücü; yaratıcılığın, kendini ifade etmenin ve kişisel gelişimin önemli unsurlarıdır. Bu yaratıcı uygulamalar sayesinde çocuklar içsel bağlantılar kurabilir, diğerleriyle etkileşime geçebilir ve yeni olasılıkları keşfedebilirler. Çevrelerindeki dünyaya anlamlı bir katkıda bulunabilirler.

Çocuklarımızın başarısızlıklarını sadece onlara yüklemekten vazgeçmeliyiz. Çünkü biz onların ellerinden insan olmayı, hayal kurmayı, etkilenmeyi, sevgiyi aldık. Sadece somut şeylerle çocuklarımızı mutlu etmeye çalıştık. Haydi bunu birlikte başarıp, değer sahibi, umut dolu, başarılı, sevgi dolu çocuklar yetiştirelim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir